Avrupa Milletleri Federal Birliği
Dil seçiniz
  • EN
  • DE
  • FR
  • HU
  • RU
  • TR

Minority Safe Pack Girişimi: Avrupa Komisyonu AB'ki Ulusal Azınlıklara Sırt Çevirdi.

Avrupa Komisyonu 14.Ocak 2021 tarihinde aldığı kararla sayıları bir milyonu aşan  Avrupalı kadın erkek vatandaşın oylarını ve de Avrupa Parşamentosu'nu görmezden gelerek, ulusal ve dilsel azınlıkların Minority SafePack adlı avrupai halk girişimi çerçevesinde korunmaları doğrultusunda yasal bir düzenlemeyi işleme sokmama kararı aldı. Avrupa Komisyonu almış olduğu bu kararla birlikte, yerli azınlıklara, buna imza veren avrupalı kadın erkek vatandaşlara, Avrupa Parlamentosu'nun talebine ve de bu girişimi destekleyen çok sayıdaki ulusal ve bölgesel hükümetlere ve hatta tüm Avrupa'daki yasama organlarına karşı sırtını dönmüş oldu.

 

FUEN Başkanı ve aynı zamanda bir  Avrupa Milletvekili olan Lorant Vincze komisyonun aldığı kararla ilgili olarak '' Avrupa Komisyonu, Avrupa'nın dilsel ve kültürel mirasının muhafaza edilmesi doğrultusunda sadece kulağa hoş gelen bir sloganı değil, bilakis  ilgililerin karşılaştıkları zorluklara karşı her gün ileri sürdükleri bir talebi reddetmiş oldu. Sayıları 1,1 Milyonu aşan imza veren kişi somut tedbirler ve adımlar atılmasını beklerken; komisyonun konu hakkında duyurduğu bu görüş, bir insanın sırtını sıvazlamaktan daha ileri gidemedi. Komisyon böylece, ulusal ve dilsel azınlığa mensup olan yaklaşık 50 Milyon kadın ve erkek vatandaşı zorda bırakmış oldu. Anılan azınlığa mensup milyonlarca insan zaten  kendi ülkelerinde eşitsizliğin hüküm sürdüğü bir durumda yaşamak mecburiyetinde  kalmışken, şimdi demokrasinin, hukuk devletinin, insan şahsiyetinin ve adaletin gerçek koruyucusu konumundaki Avrupa Komisyonu da bu insanlara sırt çevirmiştir'' yorumunu getirdi.

 

Minority SafePack adlı girişimi başlatanlar ve ona imza verenler Avrupa'da şimdiye kadar ulusal azınlıklarla ilgili bir konuda  şimdiye kadar benzeri görülmeyen bir sayıda  katılımcı destek vererek uzlaşma sağlamışdır. Arkada kalanlar ise; çığır açan iki AB-Adalet Divanı Davası, Avrupa düzeyinde başarıyla sağlanan bir imza toplama kampanyası, % 75'in üzerindeki oyla kabul edilen kararın yansıttığı  Avrupa Parlamentosu desteği, aralarında Federal Almanya Millet Meclisi, Hollanda İkinci  Kamarası, Macaristan Parlamentosu, Schleswig Holstein, Aşağı Saksonya ve Brandenburg  Eyalet Meclisleri, Güney Tirol-Bolzano Otonom Eyalet Meclisi, Frizya Parlamentosu'nun da bulunduğu ve alınan karara ya oy birliği, veya oy çoğunluğuyla olumlu görüş belirten çok sayıdaki ulusal ve bölgesel destekleyiciler olarak tanımlanabilir.

 

Girişime ön ayak olanlar ve imza kampanyasına katılanların fikrine göre; AB-Komisyonu'nun bu kararı bir çok yönüyle bakıldığında yetersiz ve kusurludur. Zira bu karar, Avrupa Birliği'nin yegane katılımcı demokrasi enstrümanı olan Avrupa Halk Girişim Enstrümanı diskredite etmekte ve böylece arka arkaya gelişen beşinci başarılı girişim durumunda gerekli yasamayı  başlatmayı reddetmiş olmaktadır. Avrupa Birliği vatandaşlara yaklaşmak yerine, onların önerilerini bir kez daha görmezden gelmektedir. İşte bu, Avrupa Birliği'ndeki bu gün mevcut olan demokrasi zaafiyetinin göstergesidir. Komisyon ayrıca, Parlamentoya mensup tüm fraksiyonlardan oluşan milletvekillerinin bu girişimi büyük bir çoğunlukla desteklemiş olmalarına rağmen,  Avrupa Parlamentosu'nun eş yasama organı sıfatıyla yasal işlemleri başlatma talebini de geri çevirmektedir.

 

Bir Avrupa Vatandaş Girişimi olan Minority SafePack'ın öncüleri adına konuşan Lorant Vincze, girişime inanan ve bu doğrultuda angaje olan her kese şükranlarını sunmuştur. Adıgeçen, girişimi imzalarıyla destekleyenlere ve çoğu, çoğunluk nüfusun temsilcisi olan AB Parlamentosu ve ulusal parlamentolarda ulusal ve dilsel azınlıklardan yana olan seçilmiş siyasilere teşekkür derek şöyle konuşmuştur '' Son sekiz yılda katma değer yarattık: Avrupa çapında ortak hedefler belirleyen ulusal ve dilsel azınlıkları bir araya getirdik. Elde ettiğimiz işbirliği düzeyi emsalsizdir. Artık birlikte inşa edebileceğimiz temeli attık, ulusal azınlıkların endişelerini Avrupa siyasetinin gündemine taşıdık ve tüm bunlara dikkat çektik. Avrupa'daki azınlık topluluklarının ortak masaya ne getirebileceğini ve aynı zamanda sorunlarımızı ve beklentilerimizi ortaya koyduk. Çok sayıda Üye Devlet ve bölge yanımızda oldu. Bizim davamızdaki nihai kararın seçilmiş temsilciler tarafından değil, başından beri yolumuza gerçekten de birbiri ardına engel koyan bürokratlar tarafından verilmesi üzücü oldu. Haklı olduğumuzu biliyoruz ve azınlık topluluklarımız için en iyi olanı istiyoruz, üye devletler için en mükemmelini istiyoruz, Avrupa için en iyisini istiyoruz ve neredeyse on yıllık çalışmalarımızın sonuçları, komisyonun bu kararıyla bizden kesinlikle alınamaz. Yaşadığımız hayal kırıklığına rağmen bundan vazgeçmeyeceğiz ve şimdiye kadar yanımızda olan herkesten bundan vazgeçmemelerini rica ediyoruz. Bizler, üzerinde, kadın veya erkek farketmeksizin her vatandaşını gerçekten eşit haklar çerçevesinden gören bir  Avrupa'yı inşa edeceğimiz temeli yarattık.

Basın bildirileri